Osmanlı Merkezî İdaresinde Siyasi Güçler Dengesi Bağlamında Şeyhülislam (16. Yüzyıl Sonlarından 17. Yüzyıl Ortalarına Kadar)

Author:

Year-Number: 2022-33
Number of pages: 54-71
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Osmanlıda temel görevi İslam hukukunun tarafsız bir şekilde yorumlanması olan şeyhülislamlar, 16. yüzyılın sonlarından itibaren Hoca Sâdeddin Efendi (1598-99) ile başlayıp Hocazade Mesud Efendi (1656)’ye kadar ki süreçte devletin merkezî idaresinde oluşan otorite boşluğundan yararlanarak görev ve yetkilerinin dışına çıkıp idari, siyasi, askerî ve hatta diplomatik meselelerde aktif rol oynamışlardır. Bu çerçevede devlet içindeki siyasi, sosyal ve askerî karışıklıklardan çoğu kez sorumlu tutulmuşlardır. Haklarında saltanatı ele geçirmek istedikleri ya da devlete karşı isyan hazırlığı içinde oldukları gibi söylentilerin ortaya çıkmasına yol açacak kadar politikleşmişlerdir. Bu durum kimi zaman azledilip haklarında sürgüne gönderilme kararı alınmasına, kimi zaman ise 1634’te Ahizade Hüseyin Efendi ve 1656’da Hocazade Mesud Efendi örneklerinde olduğu gibi politik bir tehdit olarak görülüp katledilmelerine yol açmıştır. Şeyhülislamların siyasi meselelere müdahil olmaları genel anlamda devletin merkezî idaresinde karışıklıklara yol açmış ve dolayısıyla olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Bu durum aynı zamanda Osmanlıda şeyhülislamların o zamana kadar ki itibar ve algılarını da zedelemiştir.

Keywords

Abstract

The main duty of the sheikh al-Islams in the Ottoman Empire was the interpretation of Islamic law in an objective way. However, taking advantage of the authority vacuum in the central administration of the state, they played an active role in administrative, political, military, and even diplomatic issues by going beyond their duties and authorities from the end of the 16th century starting with Hoca Sadeddin Efendi (1598-99) until Hocazade Mesud Efendi (1656). In this regard, they were often held responsible for the political, social and military turmoil in the state. The emergence of rumors that they want to take the throne or that they are preparing to rebel against the state reveals the political aspects of the sheikh al-Islams. This situation sometimes  caused their dismissal and exile, and sometimes their murder seeing as a political threat, as seen in the examples of Ahizade Hüseyin Efendi in 1634 and Hocazade Mesud Efendi in 1656. The involvement of the Shaykh al-Islams in political issues led to confusion in the central administration of the state in general and therefore had negative consequences. This situation also damaged the prestige and perception of the sheikh al-Islams in the Ottoman Empire.

Keywords