Ariflerin Menkıbeleri Adlı Eserde Mevlevi ve Ahilerin Mücadelesi Hakkında Bilgiler

Author :  

Year-Number: 2026-49
Language : Türkçe
Subject :
Number of pages: 251-263
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Ahmet Eflâki tarafından 14. yüzyılda kaleme alınan Ariflerin Menkıbeleri (Menâkıbu’l-Ârifin) adındaki eser Mevlevilik tarihinin en temel kaynağıdır. Eser, her ne kadar Mevlâna ve haleflerini yüceltmek amacıyla yazılmış olsa da dönemin sosyal ve siyasi çatışmalarına, özellikle de Mevleviler ile Ahiler arasındaki gerginliğe dair çok kıymetli ipuçları sunmaktadır. Eserdeki anlatılar ışığında Ahiler ve Mevlevilerin mücadelesine bakıldığında mücadelenin temelinde siyasi otoriteye yakınlık yatmaktadır. Selçuklu devletinin zayıfladığı dönemde Ahiler, halk üzerinde (esnaf ve zanaatkârlar) büyük bir güce sahiptir. Ayrıca genellikle yerel uç beylikleriyle ya da Moğol karşıtı gruplarla iş birliği yapmaktadırlar. Mevleviler ise dönemin Moğol idarecileri ve Selçuklu saray eşrafıyla daha yakın ilişkiler kurmuşlardır. Ahiler şehirlerdeki sivil savunma ve ekonomik düzeni kontrol ettikleri için bu "yukarıdan gelen" otoriteye karşı mesafeli, bazen de isyankâr bir tutum sergileyebilmişlerdir.

Bu çalışmada, Ahmet Eflaki’nin günümüz Türkçesine çevrilmiş olan Ariflerin Menkıbeleri adlı eserinde geçen Mevleviliği benimseyen kişilerle Ahiliği benimseyen kişilerin karşılıklı konuşmaları, birbirlerine cevap vermeleri, bazen de birbirlerini iğneleyici sözleri üzerinde durulmuştur. İki cilt olarak Tahsin Yazıcı tarafından çevirisi yapılarak 1989 tarihinde MEB yayınları arasında çıkmış olan Ariflerin Menkıbeleri eserden faydalanılarak yukarıda bahsedilen konular tespit edilerek yorumlanmıştır. Çalışmanın odağını, eserde yer alan karşılıklı diyaloglar, iğneleyici ifadeler ve bu iki grubun toplumsal meşruiyet mücadelesi oluşturmaktadır.

Keywords

Abstract

The work titled “The Hagiographies of the Gnostics” (Menāqib al-ʿĀrifīn), written in the 14th century by Ahmet Eflâki, is the most fundamental source for the history of Mevlevism. Although the work was composed with the aim of glorifying Mevlâna and his successors, it provides very valuable insights into the social and political conflicts of the period, particularly the tension between the Mevlevis and the Akhis. In light of the narratives in the text, when examining the struggle between the Akhis and the Mevlevis, it becomes clear that the core of this conflict lies in proximity to political authority. During the period when the Seljuk state weakened, the Akhis held significant power over the populace, especially artisans and craftsmen. They also generally cooperated with local frontier principalities or anti-Mongol groups. The Mevlevis, on the other hand, established closer relations with the Mongol administrators of the time and the Seljuk court elite. Since the Akhis controlled urban civil defense and economic order, they maintained a distance from this “top-down” authority and at times even adopted a rebellious stance.

This study focuses on the dialogues, responses, and occasionally sarcastic or critical remarks exchanged between individuals who adopted Mevlevism and those who embraced Akhism, as presented in Ahmet Eflâki’s The Hagiographies of the Gnostics, translated into modern Turkish. The analysis is based on the two-volume edition translated by Tahsin Yazıcı and published by the Ministry of National Education (MEB) in 1989. The study identifies and interprets the aforementioned themes, with particular emphasis on mutual dialogues, ironic expressions, and the struggle for social legitimacy between these two groups.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics