19. yüzyılın sonlarından itibaren Türkiye ve İran Batılı iktisadi ve siyasi modeller bağlamında modernleşmeye ve zenginleşmeye çalışmışlardır. Türkiye ile İran arasında tarihsel ve kültürel olarak benzerlikler bulunmaktadır. Pehlevi hanedanı iktidardayken devletin ekonomideki rolü çok büyüktür, İran devletin öncülüğünde ekonomik planlarla kalkınmaya ve modernleşmeye çalışmıştır. 1980’lerin sonlarından itibaren küreselleşmenin ve liberalizmin etkisi altında kalan İran özel sektörü ve piyasa ekonomisini de geliştirmeye çalışmaktadır. Türkiye ise karma ekonomi modeli ve devletçi politikalarla büyük ölçüde uluslaşmayı, sanayileşmeyi ve modernleşmeyi başarmıştır. 24 Ocak 1980 Piyasa Ekonomisine Geçiş Kararlarıyla Türkiye’de karma ekonomi modeli sonlandırılmıştır. 24 Ocak 1980 tarihinden itibaren Neoliberal politikaların yaslandığı Neoklasik iktisat teorisiyle ekonomik ve sosyal olarak modernleşmeye, kapitalizme evrilmeye çalışmaktadır. Özgür bir siyasi ve ekonomik ortamda Türk iş adamları rasyonel ekonomik düşünme kabiliyetini hızla kazanmışlardır. Dini kültür önemli bir değişkendir ekonomilerin izlediği yolu ve ekonomilerin performansını etkiler. İslam dininin de sanayi devrimini gerçekleştiren Protestanlık gibi oldukça rasyonel bir din olduğu bilinmektedir. İslam kültürü ve ahlâkı Anadolu’nun kültürel olarak liberalizme evrilmesinde önemli bir unsur olmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye ve İran’da kültür, modernleşme ve ekonomi ilişkisi karşılaştırmalı olarak anlatılmaktadır.
Turkey and Iran have sought to modernize and prosper within the context of Western economic and political models since the end of 19th century. There are economical, historical and cultural similarities between Turkey and Iran. During the Pahlavi dynasty's reign, Iran state played a significant role in the economy, and pursued development and modernization through state-led economic plans. Since the late 1980s, under the influence of globalization and liberalism, Iran has also been striving to develop its private sector and market economy. Turkey, on the other hand, has largely achieved nationalisation, industrialization, and modernization through a mixed economic model and etatist policies. The mixed economic model was terminated in Turkey with the January 24, 1980, Transition to Market Economy Decisions. From January 24, 1980 onwards, Turkey has been striving to modernize economically and socially, towards capitalism, by using Neoclassical economic theory, underpinned by neoliberal policies. In a free political and economic environment, Turkish business people have rapidly acquired the ability to think rationally in economic terms. Religious culture is a significant variable, affecting the trajectory and performance of economies. Islam, like Protestantism, which facilitated the industrial revolution, is known to be a highly rational religion. Islamic culture and morality played a significant role in Anatolia's cultural evolution toward liberalism. This study examines the relationship between culture, modernization, and economics in Turkey and Iran from a comparative perspective.