Bu çalışma, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde, 1932-1939 arasını kapsayan süreçte Türkiye’de apartman konutlarında salon, yemek odası ve yatak odası arasındaki mekânsal ilişkilerin nasıl yeniden kurgulandığını incelemektedir. Araştırma, dönemin gazetelerinde yayımlanmış iç mekân görselleri ve metinleri üzerinden yürütülmüş; çok işlevli salon anlayışının gündelik yaşam pratikleri, mobilya düzenleri ve modernleşme söylemleri bağlamında nasıl üretildiği analiz edilmiştir. İçerik analizi ve görsel çözümleme yöntemleriyle değerlendirilen kupürler, küçük metrekareli apartman dairelerinde salon, yemek odası, yatak odası gibi Avrupa kökenli mekânsal ayrışmaların fiziksel olarak değil, mobilya ve gün içerisindeki kullanım yoluyla yeniden tanımlandığını göstermektedir. Bulgular, Erken Cumhuriyet konutunda salonun temsil, gündelik yaşam ve mahremiyet işlevlerini üstlenen çok katmanlı bir mekâna dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Çalışma, bu dönüşümü geleneksel Türk evindeki çok amaçlı oda kavramının modern mobilya ve apartman yaşamı içinde yeniden üretimi olarak yorumlamakta; böylece Türkiye’de konut modernleşmesinin yalnızca Batılılaşma değil, yerel mekânsal esneklikle kurulan özgün bir hibrit model olduğunu göstermektedir.
This study investigates how the spatial relationships between the living room, dining room, and bedroom were reconfigured in apartment housing in Turkey during the Early Republican period between 1932 and 1939. Based on interior images and texts published in contemporary newspapers, the research analyzes how the concept of the multifunctional living room was constructed through everyday practices, furniture arrangements, and modernization discourse. Through content analysis and visual analysis, the clippings reveal that in small-scale apartments, European-derived spatial distinctions, such as the living room, dining room, and bedroom, were redefined not through fixed architectural separation but through furniture and time-based patterns of use. The findings demonstrate that the living room in early Republican housing evolved into a layered space accommodating representation, everyday life, and privacy. The study interprets this transformation as a modern rearticulation of the traditional Turkish multi-purpose room within the context of apartment living and modern furniture, thus showing that housing modernization in Turkey was not merely a process of Westernization, but a hybrid model shaped by local traditions of spatial flexibility.