Abstract
Bu çalışma, Abbâsî dönemi cariyelerinin tarihsel, toplumsal ve edebî yönlerini kapsamlı bir biçimde ele almaktadır. Kölelik kurumu, insanlık tarihi kadar eski bir olgu olarak varlığını sürdürmüş; İslam dini bu kurumu tamamen ortadan kaldırmamış, ancak ahlaki ve insani sınırlar koyarak, kölelerin haklarını koruma çabası göstermiştir. Bu bağlamda, Abbâsî döneminde cariyeler yalnızca ev işlerinde görev almakla sınırlı kalmamış, aynı zamanda sanat, müzik ve edebiyat alanlarında da önemli roller üstlenmişlerdir. Özellikle “kıyan” adı verilen eğitimli cariyeler, dönemin kültürel yaşamında belirleyici bir konumda bulunmuşlardır. Bu cariyeler, şiir ve müzik alanında yüksek eğitim alarak, Bağdat ve diğer büyük şehirlerde kültürel bir sınıfın oluşmasına katkıda bulunmuşlardır. Eğitimli cariyeler, edebî becerileri ve sanatsal yetenekleri sayesinde saray çevrelerinde ve toplumun üst katmanlarında saygı görmüş, kültürel etkileşimin yayılmasına destek olmuşlardır. Pek çok Abbâsî halifesinin annesinin cariye olması, cariyelerin sadece ev içinde değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal alanda da etkili olduklarını göstermektedir. Bu durum, cariyelerin hem saray içi yaşamda hem de genel toplumda belirli bir güç ve etkiye sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Ayrıca cariyeler, Arap şiirine de önemli katkılarda bulunmuşlardır. Özellikle aşk ve duygusal konuları işleyen gazel türünün gelişimine destek vererek, Abbâsî kültürünün edebî zenginliğini artırmışlardır. Cariyeler, sadece birer hizmetçi ya da eğlence aracı olarak görülmemiş; sanat, edebiyat ve kültürün taşınmasında merkezi bir rol üstlenmişlerdir. Onların varlığı, Abbâsî toplumunda kültürel hayatın ve entelektüel etkinliklerin gelişmesinde belirleyici olmuştur. Şiir, müzik ve eğitim alanındaki katkıları, hem saray çevresinde hem de geniş toplumda kültürel bir miras bırakmalarını sağlamıştır. Bu durum, Abbâsî döneminde cariyelerin çok yönlü birer kültürel aktör olarak önemini göstermektedir. Sonuç olarak, Abbâsî döneminde cariyeler, toplumsal ve kültürel hayatın ayrılmaz bir parçası olarak, sadece hizmetçi veya eğlence aracı olmaktan öteye geçmiştir. Onların eğitimi, sanatsal yetenekleri ve toplumsal rolleri, dönemin kültürel zenginliğini destekleyen önemli bir unsur olmuştur. Cariyeler, Abbâsî toplumunun edebî ve kültürel yapısını şekillendiren etkili bir grup olarak tarihteki yerlerini almışlardır.
Abstract
This study comprehensively examines the historical, social, and literary aspects of concubines during the Abbasid period. Slavery, as an institution, has existed since the dawn of human history; Islam did not completely abolish this institution but imposed moral and humanitarian boundaries, striving to protect the rights of slaves. In this context, concubines in the Abbasid era were not limited to domestic duties; they also played significant roles in the fields of art, music, and literature. Particularly, the qiyān—educated concubines—held a decisive position in the cultural life of the period. These women received advanced training in poetry and music, contributing to the formation of a cultural class in Baghdad and other major cities. Thanks to their literary skills and artistic talents, educated concubines were respected in courtly circles and among the upper strata of society, fostering the spread of cultural interaction. The fact that many Abbasid caliphs’ mothers were concubines demonstrates that their influence extended beyond domestic life into political and social spheres. This reveals that concubines possessed a certain degree of power and impact both within the palace and in broader society. Moreover, they made notable contributions to Arabic poetry, particularly to the development of the ghazal genre, which enriched the literary culture of the Abbasid era. Concubines were not merely perceived as servants or entertainers; they assumed a central role in transmitting art, literature, and culture. Their presence was decisive in the advancement of cultural life and intellectual activities in Abbasid society. Their contributions in poetry, music, and education enabled them to leave a lasting cultural legacy, both in the court and in wider society. This underscores their importance as multifaceted cultural actors during the Abbasid period. In conclusion, concubines in the Abbasid era emerged as integral components of social and cultural life, transcending the roles of servants or entertainers. Their education, artistic talents, and social roles constituted a vital element in supporting the cultural richness of the time. As influential figures shaping the literary and cultural fabric of Abbasid society, concubines secured their place in history.