Askeri komuta her zaman gerçekliğin temsillerine dayanmıştır—hiçbir komutanın bütünüyle gözleyemeyeceği bir muharebe alanının yerine geçen haritalar, istihbarat özetleri ve karargâh kestirimleri. Dijital ikiz, bu bağımlılıkta niteliksel bir değişimi işaret eder. Dijital ikiz, fiziksel bir sistemin sürekli senkronize ve öngörücü sanal eşidir; kavram, sanayiye yayılmadan önce havacılık ve savunmada doğmuştur. Bu çalışma, dijital ikizlerin savunmaya yayılmasının askeri karar almanın epistemolojisini nasıl dönüştürdüğünü sorar. Bilim ve teknoloji çalışmalarına ve tam-metin savunma ile modelleme kaynaklarına dayanarak; karar desteğinin karar üretimine doğru kaydığını, model–gerçeklik açığının tam da muharebe koşullarında en kırılgan olduğunu ve yüksek sadakatli bir modele güvenmenin otomasyon yanlılığını davet ettiğini ileri sürer. Katkısı kavramsaldır: model dolayımlı komutanın artık gerektirdiği epistemik hijyen için bir söz dağarı.
Military command has always rested on representations of reality—maps, intelligence summaries, and staff estimates that stand in for a battlefield no commander can observe in full. The digital twin marks a qualitative change in this dependence. A digital twin is a continuously synchronized, predictive virtual counterpart of a physical system, and the concept originated in aerospace and defense before spreading across industry. This study asks how the diffusion of digital twins into defense is transforming the epistemology of military decision-making. Drawing on science and technology studies and on full-text defense and modeling sources, it argues that decision support is sliding toward decision generation, that the model–reality gap is most fragile precisely under combat conditions, and that reliance on a high-fidelity model invites automation bias. The contribution is conceptual: a vocabulary for the epistemic hygiene that model-mediated command now requires.