Bu araştırma, yapay zekâ destekli dijital sanat pratiklerinin estetik deneyimi nasıl dönüştürdüğünü incelemeyi amaçlamaktadır. Geleneksel sanat anlayışında estetik deneyim sanatçı niyeti, eser ve izleyici arasındaki ilişki üzerinden tanımlanırken, yapay zekâ temelli üretim süreçleri bu üçlü yapıyı yeniden tartışmaya açmaktadır. Algoritmaların yaratıcı sürece dâhil olması, estetik deneyimin öznesi, üretim biçimi ve algılanma koşullarını köklü biçimde dönüştürmektedir. Çalışma, dijital sanat bağlamında estetik deneyimin dönüşümünü; insan–makine etkileşimi, algoritmik yaratıcılık, veri temelli üretim ve izleyici katılımı kavramları üzerinden ele almaktadır. Yapay zekânın yalnızca bir araç olmanın ötesine geçerek yaratıcı sürecin aktif bir bileşeni hâline gelmesi, estetik deneyimin sabit ve tamamlanmış bir yapı olmaktan çıkıp süreç odaklı, değişken ve etkileşimsel bir nitelik kazanmasına yol açmaktadır. Araştırma genel olarak, estetik deneyimi sanat felsefesi ve çağdaş estetik kuramları ışığında yeniden değerlendirerek, yapay zekâ destekli dijital sanatın özgünlük, yaratıcılık ve sanatçı kimliği kavramlarını nasıl yeniden tanımladığını ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu bağlamda çalışma, yapay zekâ temelli dijital sanatın estetik deneyimi yeniden yapılandıran bir paradigma değişimini temsil ettiğini savunmaktadır.
This article examines how artificial intelligence–supported digital art practices redefine the notion of aesthetic experience. In traditional aesthetic theory, aesthetic experience is generally articulated through the relationship between the artist’s intention, the artwork, and the viewer. However, the integration of artificial intelligence into artistic production fundamentally challenges this triadic structure by introducing algorithmic systems as active participants in the creative process. As a result, the concepts of authorship, originality, and aesthetic perception are reconsidered within contemporary digital art. The study approaches aesthetic experience in AI-supported digital art through the frameworks of human–machine interaction, algorithmic creativity, data-driven production, and viewer participation. Rather than functioning solely as a technical tool, artificial intelligence operates as a generative agent that continuously reshapes both the artwork and the viewer’s perceptual engagement. Consequently, aesthetic experience shifts from a fixed and completed state toward a process-based, dynamic, and interactive phenomenon. By situating AI-supported digital art within contemporary aesthetic theory and philosophy of art, this article argues that artificial intelligence introduces a paradigmatic transformation in the understanding of aesthetic experience. The study ultimately proposes that AI-driven digital art necessitates a redefinition of aesthetic experience as an open, evolving, and relational process shaped by both human and non-human agencies.
Artificial intelligence, digital art, aesthetic experience, algorithmic creativity, human–machine interaction