MEVLANA’NIN MESNEVİ'SİNDE “İNSAN” TELAKKİSİ VE “İNSAN-İ KÂMİL” ÖLÇÜSÜ

Author:

Number of pages: 8-18
Year-Number: 2015-2

Abstract

Mevlana Celaleddin-i Rumî (1207-1273), Anadolu’nun 13. yüzyılda yetiştirdiği en kudretli mutasavvıflardandır. Henüz 6 yaşındayken Moğol istilası ve bazı siyasi olaylar nedeniyle ailesiyle birlikte Afganistan’ın Belh şehrinden ayrılıp Anadolu’da Konya’ya yerleşir; burada alim, sufi ve şair bir şahsiyet olarak yetişir. Dönemin önde gelen mutasavvıflarındandır. Ona göre insan, fıtratı itibariyle maddî ve manevî cephesi olan; başka bir ifadeyle biri “hayvanî/maddî, diğeri de insanî/ruhî” olmak üzere çift kutuplu iki ayrı boyutu bulunan bir varlıktır. İnsan, aynı zamanda ilahî emanetin de taşıyıcısıdır. Söz konusu emanete sadık kalıp yücelmek gibi ihanet edip düşmek de onun iradesine bağlıdır. Mevlana’nın mesnevilerinde gözettiği asıl amaç, insanın önce kendi hakîkatini anlamasına ve Rabbini tanımasına vesile olmak; böylece onu yaratılış gayesine uygun bir hayat felsefesi ve yaşam biçimiyle buluşturmaktır. Nihaî hedefte amacı, insanı hayvanî/olumsuz özelliklerden arındırıp insanî/olumlu vasıflarla geliştirerek “insan-i kâmil” seviyesine yükseltmektir. Mevlânâ‘nın dini-tasavvufi düşüncesinin kaynağı, Kur’an ve sünnettir; düşünce ve öğretisinin merkezinde insan vardır. Mevlana’ya göre insan, sahip olduğu fıtrî özellikler (düşünce, akıl, feraset, muhakeme, güçlü duyular) bakımından en mükemmel, en şerefli; Allah’ı anlama, kavrama ve ona itaat etme yolunda en yetenekli mahlûktur. İnsan, Allah’ın yeryüzündeki halifesi, madde ve mana âleminin en güçlü numunesidir. Mevlana, Müslüman olsun olmasın bütün insanlara büyük bir hoşgörüyle değer veren, insanı ileri seviyede yücelten; sevilmeye ve bağışlanmaya layık gören bir tasavvuf ehli ve fikir adamıdır. Kişiliğini ve düşünce dünyasını biçimlendiren değerler, onun insan telakkisinin de kaynağıdır. Zira ona göre insan için kemâlin ölçüsü, olumsuz düşünce, eylem ve ilişkilerden; süfli istek ve arzulardan, hayvanî arzulardan büsbütün arınarak Allah’ın rızasını kazanmak ve kulluk vazifesini hakkiyle yerine getirmek için kendi yaşamında bütün bunlara uygun pratik bir evren inşa etmektir.

Keywords

Abstract

Mevlana Celaleddin-i Rumî (1207-1273),is the one of most important religious scholar and ascetic lived in Anatolia in the 13th century. When he was only six years old he left from Behl in Afghanistan and settled down Konya in Anatolia with his family because of the Mongolian invasion and other poltical events; in this place he grown up as a scholar,a religious ascetic and a poet.According to him, the human is being that has the material and the spiritual aspects due to his nature; in other words the human is being that has bipolar two different dimensions including one human / spiritual, the other bestial / material. At the same time, the human is the carrier of the

Keywords