MEDYA EKONOMİSİ VE KARTELLEŞMENİN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE BASIN ÇALIŞANLARI ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİSİ

Author:

Year-Number: 2016-6
Number of pages: 137-173
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

20. Yüzyılda yaşanan teknolojik gelişmeler iletişimin boyutlarını değiştirmiştir. Farklı teknolojik evrelerden geçen iletişim, beraberinde medya endüstrisinin gelişmesine de tanıklık etmiştir. Son yüzyılın en hızlı gelişen endüstrilerinden biri olan ‘medya’ ve ‘ekonomisi’ küresel ölçekte tartışılan önemli bir konu olmuştur. Endüstride yaşanan gelişmeler bu alanın da çok ciddi bir ekonomisinin olduğunu göstermiştir. Ekonomi biliminin basınla, daha doğrusu görüntülü basının da dahil olmasıyla, medyayla bağdaştırılması ve medya ekonomisi teriminin ortaya atılması, özellikle kitle iletişim araçlarında görülen hızlı gelişmeyle ilişkilidir. Küreselleşme süreci, siyasal ve ekonomik alanlarda olduğu gibi “medya düzeni” üzerinde de ciddi değişimlere neden olmaktadır. Ancak küreselleşme sürecinin kitle iletişim araçlarına olumsuz yansımaları da göz ardı edilmemelidir. Ayrıca küresel süreçte medya kartelleri ve tekelleri oluşma tehlikesi de her zaman mevcuttur. Medyada kartelleşme ve tekelleşme oluştuğu zaman kamuoyunun yanlış yönlendirilebilme tehlikesi de artmaktadır. Günümüzde kar maksimizasyonunun yanı sıra, sosyal birtakım amaçlara da hizmet etmek, işletme faaliyetlerini yönlendirir olmuştur. Bu tarz amaçlarla çalışan kuruluşların başında ise “basın işletmeleri” gelmektedir. Ne var ki, kuruluş amacı olarak bakıldığında, basın işletmeleri de diğer tüm işletmeler gibi kar etmek amacıyla kurulmuştur. Buna karşılık, basın işletmelerinin, üretim yapısı, pazar dinamiklerinde görülen bir takım farklılıklar, basın işletmesi kavramını ve medya pazarını tanımlamayı zorlaştırmaktadır. Medyada son yıllarda iyice artan tekelleşme ve yoğunlaşma olgusu ciddi şekilde tartışma konusu olmaktadır. Radyo ve televizyon yayıncıları arasında sahiplik ve sermaye entegrasyonu şeklinde gerçekleşen ilişki biçimi “yatay medya yoğunlaşması” şeklinde adlandırılırken, televizyon ve radyo yayıncıları ile program üreten firmalar ve dağıtım pazarları arasındaki sahiplik ve sermaye ilişkisi “dikey medya yoğunlaşması” olarak tanımlanmaktadır.

Keywords

Abstract

Technological developments of the 20th century have changed the dimensions of communication. Getting through different technological stages; communication has also witnessed the development of media industry. ‘Media’ and ‘economy’ which have been among the most rapidly developing industries of the last century pose an important issue that is discussed globally. Developments in industry have asserted that this area has a very serious economy, as well. Economy is related to associating the science with press, or rather with media including the video press; suggesting the term ‘media economy’ and it is especially related to the rapid development in the mass media. Process of globalization causes serious changes on not only the political and economic fields, but also the “media order”. However, we should consider the negative effects of the process of globalization upon the mass media, as well. Besides, the global process always poses a danger for the formation of media cartels and monopolies. When cartelization and monopolization occur in the media, the danger for the public opinion to be misguided will increase. Today, the operating activities are guided by both maximizing the profit and serving some social purposes. “Media businesses” are among the primary establishments that work for such purposes. However, considering in terms of the establishment purpose, media businesses are profit-oriented just like all other businesses. On the other hand, the production structure of media businesses and some differences in their market dynamics make it difficult to define the concept of media business and the media market. The phenomenon of monopolization and concentration that has fairly increased in the media in recent years is a serious question of debate. While the relationship between the radio and television broadcasters that occurs as ownership and capital integration is called “horizontal media concentration”; the ownership and capital relationship between the television and radio broadcasters and program generating firms and distribution markets is called “vertical media concentration”.

Keywords