ORTA KARADENİZ’DE GELİŞMEKTE OLAN BİR YAYLA TURİZMİ MERKEZİ: NİKSAR ÇAMİÇİ YAYLASI

Author:

Year-Number: 2016-8
Number of pages: 61-73
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Yayla, deniz yüzeyinden oldukça yüksekte yer alan dağlık ve ormanlık yeryüzü parçası olarak tanımlanmaktadır. Yaylalar, coğrafik bir yüzey şekli olmasının yanında özellikle yaz aylarında hayvan otlatmak ve serinlemek amacıyla çıkılan yüksek kesimlerdir. Yaylacılık; büyük ölçüde hayvancılığa dayalı mevsimlik bir hareket olup, yaz mevsiminde insanların hayvanlarıyla birlikte yayla adı verilen geçici yerleşmelere göçmelerini, orada bir süre kalmalarını ve ekonomik faaliyetlerde bulunmalarını kapsamaktadır. Yaylacılık tümüyle yerleşik insan gruplarının, yani yaylacı köylülerin gerçekleştirdikleri mevsimlik bir faaliyettir. Ancak günümüzde yaylalar sadece yerel halkın yararlandığı yerler olmaktan çıkmış; kent merkezlerinden uzaklaşmak ve bunaltıcı yaz sıcaklarından kurtulmak isteyenler için turizm amaçlı kullanılır hale gelmiştir. Dolayısı ile yayla turizmi, tabiat ile iç içe yaşamayı sevenlerin genellikle günübirlik kullanım veya kısa süreli konaklama amacıyla yüksek rakımlı yerlere seyahatleri sonucu gerçekleşen bir turizm türüdür. Bu çalışmanın amacı, Tokat il sınırları içerisinde bulunan Çamiçi Yaylası’nın tarihsel gelişimini, ekonomik ve kültürel boyutlarını ortaya koyarak; yaylacılık ve yayla yerleşmeleriyle ilgili sorunlara çözüm önerileri sunmaktır. Söz konusu alandaki yaylacılık faaliyetleri zaman içerisinde önemli ölçüde azalmasına karşın, genel olarak yayla yerleşimlerinin daimi yerleşimlere çok yakın olması köy-yayla etkileşimini arttırmış ve kısmen kendine özgü bir yapı kazanmasına yol açmıştır. Çalışmada, mevcut bu özgünlüğün yanı sıra yayla yerleşmelerinin halen devam eden önemli sorunları üzerinde de durulmuştur. Yaylacılık faaliyetlerinin devam ettirilmesi, son yıllarda önem kazanmaya başlayan doğal (ekolojik, organik vb.) tarımın yanı sıra, turizm, hayvancılık, ve kültürel sürdürebilirlik bakımından da son derece önem arz etmektedir. Bu bağlamda, bölgede alternatif turizm faaliyetleri kapsamında yaylacılığa dikkat çekilerek bu bölgenin cazibe merkezi haline getirilmesi mümkündür.

Keywords

Abstract

A plateau is defined as mountainous and forested terrain located above sea. As well as being a geographic surface, plateaus are also high areas which people go to cool off or herd animals during summer. As a seasonal movement based largely on husbandry, transhumance includes people’s migration to temporary settlements called as plateaus in summers with their animals, their staying on these lands and their economic activities there. Transhumance is a seasonal activity performed by settled communities or transhumant peasants. However, plateaus are not only some places from which local people benefit, but also become tourism attraction centers for the people who want to move away from urban centers or sultry weather in summers. Accordingly, plateau tourism is a tourism type carried out as a result of people’s travels to places of high altitudes for day trips or short term stay. The purpose of this study is to present solution suggestions related to transhumance and plateau settlements by revealing historical development, economic and cultural aspects of Camici Plateau situated within the city borders of Tokat. Although transhumance activities in the aforementioned area have decreased considerably in time, the proximity between plateaus and permanent settlements has increased the interaction between villages and plateau and led it to have a specific structure. Besides this present authenticity, this study also emphasizes important problems of plateau settlements. The maintenance of transhumance activities is also very significant for tourism, husbandry and cultural sustainability as well as organic agriculture. In this sense, it is possible that this area becomes an attraction center by promoting transhumance within the scope of alternative tourism activities.

Keywords