ŞANLIURFA’DA KIRSAL KADINLAR VE MİRAS HAKKI

Author:

Number of pages: 240-251
Year-Number: 2017-12

Abstract

Kırsal alanın tanımlanması ve anlaşılması oldukça güçtür. Bazen tanımlamayı yaparken sosyolojik, ekonomik, kültürel ve siyasal kriterlerin hepsini bir arada kullanma zorunluluğu doğar. Bu kriterler kullanılarak bir tanımlama yapılmaya çalışılırsa kırsal alan, “ekonomik yapısının çoğunlukla tarımsal faaliyetlere dayalı olduğu, toplumsal ilişkilerinin geleneksel yapıda, nüfus yoğunluğunun ve kalkınma düzeyinin genellikle düşük olduğu alanlar” şeklinde tanımlanabilir. Bu şartlar altında kırsalda yaşayan kadınların yaşam mücadeleleri ise oldukça zordur. Kırsal kadınlar, göç ve göçün etkileri ile mücadele ederek her dönemde ailesini bir arada tutmaya çalışan arabulucu, erkeklerin yokluğunda ailesinin başında duran aile reisi, tarımsal faaliyetlerin her aşamasında görev alan ücretsiz işçi, evinde karşılık beklemeden aile bireylerine hizmet eden kız çocuğu, abla veya annedir. Bu çalışmanın amacı, gerek hukuksal gerekse toplumsal birçok haktan toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle yoksun kalan kırsal kadınların, miras haklarının gasp edilmesini birincil verilerle ortaya koymak ve konuyla ilgili toplumsal farkındalığın artırılmasını sağlamaktır.

Keywords

Abstract

It is fairly hard to be described and understood of rural area. There emerges a necessity to use all sociological, economic and political criteria together when sometimes defining. If it is attempted to define by using these criteria, the rural area can be defined as “the areas whose economic structure is mostly based upon agricultural activities, where the social relationships are in traditional structure and population density and development level are generally low.” Under these conditions, struggling for life in terms of women living in rural areas is quite difficult. Rural women are reconcilers struggling to hold their families together each period by struggling with the immigration and the effects of migration, materfamilias standing over their families in the absence of men, un-waged-labors taking charge in every stage of agricultural activities, daughters, elder sisters or mothers servicing to members of the family for love. The aim of this study is to put forth the usurping inheritance rights of rural women depriving of both most of legal and social rights due to gender inequality with primary data and to provide for increasing of social awareness about the said issue.

Keywords