18. YÜZYILDA DİYARBAKIR ŞEHRİ’NDE ESNAF VE ZANAATKÂRLAR

Author:

Number of pages: 402-410
Year-Number: 2017-15

Abstract

Diyarbakır gibi köklü tarihi geçmişi olan bir şehirde hiç şüphesiz zaman içerisinde farklı meslekler ve zanaatlar yapılmıştır. Bu mesleklerin sayısını ve türlerini öğrenmek hem o şehrin ekonomik yapısının anlaşılmasına, hem de şehirde yaşayan insanların iktisadi uğraşlarının muhtevası hakkında fikir edinilmesine imkân sağlamaktadır. 18. yüzyılda Diyarbakır şehrindeki esnafların sektörlere göre dağılımlarının bilinmesi ve zanaatkârların hangi sektörlerde yoğunlaştığının tespiti şehir ve bölge tarihinin aydınlatılması açısından önem arz etmektedir. İncelenen dönemde şehirde faaliyet gösteren meslek dalları başta vergi tevzi kayıtları olmak üzere şeriyye sicillerindeki muhtelif belgelerden tespit edilebilmiştir. Bu dönemde şehirde faaliyet gösterdiği anlaşılan esnaf ve zanaatkâr sayısının azımsanmayacak kadar fazla olduğu diğer Osmanlı şehirlerindeki esnaf sayıları ile mukayese edildiğinde Diyarbakır şehrinin ciddi sayıda esnaf ve zanaatkâra ev sahipliği yaptığı görülmektedir.

Keywords

Abstract

Osmanlı Devleti’nde el sanatları ile uğraşanlar ve geçimlerini mal veya hizmet üretimi, alım ve satım ile sağlayanların geneline esnaf adı verilmektedir. (Kal’a, 1995: 423) Osmanlı’da esnaf denilince ilk akla gelen lonca sistemidir. Osmanlı esnafının düzeni loncalar ve gedikler yoluyla sağlanmaktaydı. (Taner, 2009: 18) Esnaf loncaları, Türk örf ve adetleri ile İslam inancını kaynaştırmak maksadıyla geliştirilen bir düşünce sistemi ve yaşam tarzı olan ahilik (Ekinci, 2011: 26) örgütlenmesinin bir uzantısı şeklinde faaliyet göstermekte idi. (Bayram, 2012: 81-115) Aynı zamanda esnaf ileri gelenlerinin toplanıp meslekler ile ilgili kararlar aldığı kuruluşlar olarak da faaliyet göstermektedirler. (Evren, 1997:15) Osmanlı esnaf sistemindeki hiyerarşi esnaf şeyhi (kethüda), yiğitbaşı, ustabaşı, usta, kalfa ve çırak biçimindedir. Çıraklar zamanla kalfa ve usta olabilmekte, dükkân açma izni sadece ustalara verilmektedir. Dükkân sayısı ustalar tarafından belirlenmekle birlikte bu dükkânlar ustaların malı olmayıp kendilerine senelik olarak kiralanırdı. Esnafların başında bir esnaf şeyhi veya esnaf kethüdası bulunmaktaydı. Bu kimseler esnaflar arasındaki anlaşmazlıkları çözümlemekte ve gerektiğinde durumu İstanbul’a bildirerek, teşkilâtın iyi yönetilmesini sağlamaktadırlar. XVIII. yüzyılda, esnaf şeyhlerinin iyi niyetlerine ve esnafların kaliteli mallar üretmek istemelerine rağmen imparatorluğun her yerinde karaborsacılık artmış, bazı hammaddelerin dışarıya satılması nedeniyle ülke genelinde büyük sorunlar meydana gelmiştir. (Özkaya, 2010, 70-72)

Keywords